Yapay Zeka ve Milli Teknoloji Kitabı Tanıtıldı
İstanbul'da gerçekleştirilen tanıtım toplantısında, Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı), Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) ve Kültür Medeniyet Vakfı (KÜME) işbirliğiyle hazırlanan "Yapay Zeka ve Milli Teknoloji Üzerine Yansımalar" adlı kitap tanıtıldı.
Toplantıda, yapay zekanın bilim, teknoloji, ekonomi ve toplumsal yaşam üzerindeki etkileri ele alındı. Eser, toplam 25 bölümden oluşuyor ve 38 uzman tarafından kaleme alındı. Kitapta yapay zekanın geleneksel sistemlerden süper zekaya uzanan gelişimi gibi birçok konu inceleniyor.
Yapay Zekanın Dönüştürücü Etkileri
Konuya dair yapılan değerlendirmelerde, büyük veri, işlemciler ve yapay zeka jeopolitiği gibi başlıklar üzerinde duruluyor. Ayrıca yapay zekanın sürdürülebilirlik, iş gücü piyasaları ve eğitim sistemleri üzerindeki etkileri de kapsamlı bir şekilde irdeleniyor.
Üretim Vurgusu
TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, etkinlikte yaptığı konuşmada yapay zeka sürecinin önemine dikkat çekti. Şeker, "İnsan kaynağı ve alternatif enerji kaynakları gibi unsurların bir arada senkronize bir şekilde yürütülmesi gerektiğini" vurguladı. Üretimin önemini belirten Şeker, "Üretirsek ayakta kalabiliyoruz, bağımsızlığımızı koruyabiliyoruz" diye konuştu.
Kültürel Boyutun Önemi
KÜME Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Eren ise yapay zeka devriminin toplumsal alanlara etkilerini değerlendirerek teknolojinin kültürel boyutunu ön plana çıkardı. Eren, Türkiye'nin insansız hava araçları konusundaki başarısına dikkat çekti.
Geleceğin Çalışma Hayatı
T3 Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Kuzucu Hıdır, kitabın çok yönlü bir bakış açısı sunduğunu ifade etti. Hıdır, yapay zekanın yalnızca teknik bir alan olmadığını belirterek, bu dönüşümün dilimizi ve eğitimimizi de etkilediğini aktardı. "Dünya Ekonomik Forumu verilerine göre şirketlerin yüzde 86'sı yapay zeka ile dönüşüm yaşayacak" ifadelerini kullandı.
“Teknolojinin insanla, etikle ve toplumsal sorumlulukla kurduğu ilişkiyi de hep beraber konuşmamız gerekiyor.”
Hıdır ayrıca eserin kesin cevaplar vermekten ziyade yeni sorulara kapı aralayacağını umduğunu belirtti.