Türk Tarih Kurumu'nda Orta Doğu Türk Hakimiyeti Tartışıldı
ANKARA - Türk Tarih Kurumu (TTK) tarafından düzenlenen "Orta Doğu'da Türk Hakimiyetinin Kökenleri: Askeri-Kölelik Sistemi" konulu konferans, bölgedeki Türk varlığının tarihsel boyutlarını ele aldı.
Konferansa, İslam İşbirliği Teşkilatı İslam Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) Araştırma Bölümü Başkanı ve TTK Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Cengiz Tomar katıldı. Etkinlikte, Türklerin Orta Doğu'daki tarihi etkileri ve askeri-kölelik sisteminin Türk devletlerinin kuruluşundaki rolü üzerine derinlemesine tartışmalar yapıldı.
TTK Başkanı Prof. Dr. Haluk Selvi, 2023 yılı itibarıyla başlatılan konferans dizisinin 26'ncısını gerçekleştirdiklerini belirtti. Selvi, bu programların amacı doğrultusunda akademisyenleri bir araya getirerek Türkiye'nin uluslararası meselelerini tarihi bağlamda incelemeyi hedeflediklerini ifade etti.
Orta Doğu Tarihinin Önemi
Selvi, günümüzde Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin geçmişten gelen bir tarihi arka plana sahip olduğunu vurguladı. "Orta Doğu ile bir kopuş yaşamış olabiliriz zihinlerimizde ama bu konuları tekrar gündeme getirmek Türk Tarih Kurumunun ana çalışma alanlarından biri," dedi.
Ayrıca, TTK Bilim Kurulu üyelerinin Anadolu'nun yanı sıra Balkanlar, Orta Asya ve Türkistan'daki sorunları da tarihi perspektiften araştırmayı planladıklarını söyledi.
Türklerin Varlığı ve Etkileri
Konferans öncesinde AA muhabirine açıklamada bulunan Prof. Dr. Cengiz Tomar, Türklerin Orta Doğu'daki varlığının Osmanlı döneminden daha eski olduğunu belirtti. Tomar, Türk askerlerinin bu bölgeye ilk olarak isyanları bastırmak amacıyla davet edildiğini ifade etti.
“Anadolu'daki varlığımız ne kadar eskiyse, aslında Orta Doğu'daki varlığımız Anadolu'daki varlığımızdan daha eski.”
Tomar, Türkiye'nin Libya'dan Somali'ye ve Katar'dan Irak'a kadar geniş bir coğrafyada askeri ve siyasi varlık gösterdiğini kaydetti. Ayrıca, Türklerin bölgeye gelişinin İslam tarihinin erken dönemlerine dayandığını aktardı.
Bölgesel İşbirliği Önerileri
Prof. Dr. Tomar, Orta Doğu ülkeleri arasında siyasi ve ekonomik işbirliğinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekti. "Bu bölge ülkeleri mezhebi ve etnik ayrımları bırakıp rasyonel olarak birleşmediği müddetçe ne İsrail ile başa çıkabilirler ne de dışarıdan gelen emperyal güçlerle mücadele edebilirler," şeklinde konuştu.
Türkiye'nin bölge ülkeleriyle kurduğu ilişkilerin bölgesel dayanışma açısından büyük değer taşıdığına vurgu yapan Tomar, "Türkiye'nin liderliğinde bir ortak dayanışma sağlanabilirse bölgede olabilecek savaşlara karşı bir ümit ışığı doğdu," dedi.
“Bundan sonra bölgede olabilecek savaşlara karşı bir ümit ışığı doğdu aslında.”
Ayrıca Hicaz Demiryolu'nun yeniden işletilmesinin bölgede işbirliği ve ulaşım açısından önemli fırsatlar sunabileceğini dile getiren Tomar, İstanbul'dan trenle çeşitli şehirlere ulaşmanın mümkün olabileceğini ifade etti.