Gazze Olayları, İslamofobiye Dikkat Çekiyor
California Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hatem Bazian, Gazze'de yaşanan çatışmaların Batı'nın Müslümanlara yönelik yaklaşımındaki çifte standartları açığa çıkardığını ifade etti. Bazian, "Gazze'deki savaş, dünya düzeninin ne kadar İslamofobik olduğunu gözler önüne serdi." dedi.
Prof. Dr. Bazian, Müslüman karşıtlığını (İslamofobi) ele alarak, bu olgunun iş hayatından eğitime, sağlık hizmetlerinden politikaya kadar birçok alanda kendini gösterdiğini belirtti. İslam'ın bir din olduğunu ancak ırksallaştırmanın yalnızca ten rengiyle sınırlı kalmadığını vurgulayan Bazian, insanların farklı kimlik göstergeleri üzerinden de hedef alınabileceğini kaydetti.
Gazze ve Çifte Standartlar
Bazian, Gazze'deki olayların Müslüman toplumların yaşadığı sömürgecilik ve dış müdahalelerle ilgili daha geniş tarihi bir bağlamda değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Irak, Afganistan ve Suriye gibi örnekler vererek, "Gazze’deki savaş, dünya düzeninin ne kadar İslamofobik olduğunu açığa çıkardı. Bu durum, çifte standartları ve suç ortaklıklarını görünür hale getirdi," şeklinde konuştu.
“Gazze, dünyanın dikkatini öyle bir noktaya topladı ki çifte standartları görünür hale getirdi.”
Bazian, İsrailli yetkililerin kullandığı söylemlerin de dikkate alınması gerektiğini belirterek, Gazze’nin Batı'nın sadece Filistinlilere değil, daha geniş anlamda Müslümanlara yönelik yaklaşımını ortaya koyduğunu savundu.
İsrail'in Kamu Diplomasisi Faaliyetleri
İsrail'in kamu diplomasisi faaliyetlerine de değinen Bazian, bu çalışmalar için ayrılan bütçenin 745 milyon doları bulduğunu ileri sürdü. Stagwell şirketi tarafından yürütülen araştırmaların sonuçlarına göre, katılımcıların İsrail’i Gazze’deki eylemleri nedeniyle olumsuz değerlendirdiğini ifade eden Bazian, kullanılan söylemin değiştirilmesi durumunda İsrail’e verilen desteğin %20 oranında artabileceğini savundu.
Bu verilere dayanarak Bazian, İsrail’in iletişim stratejilerinin büyük ölçüde İslamofobik söylemleri güçlendirmeye yönelik olduğunu iddia etti. 2010'lu yılların başından itibaren yapılan araştırmalarda "İslamofobi endüstrisi" olarak tanımlanan yapıların finansmanının büyük bölümünün İsrail yanlısı kaynaklardan geldiğine dikkat çekti.
11 Eylül Sonrası Terörle Mücadele Politikaları
Bazian ayrıca ABD'de 11 Eylül saldırıları sonrası yürütülen terörle mücadele politikalarının Filistin ile olan bağlantısına da değindi. Yapılan soruşturmaların %93’ünün Filistin ile bağlantılı olduğunu öne süren Bazian, bu durumun siyasi atmosferin Filistinli ve Filistin yanlısı grupları etkisizleştirmek için kullanıldığını savundu.
“Filistin konusunda görüş açıklayan kişiler çeşitli yaptırımlarla karşılaşabiliyor.”
Bazian, ABD'de özellikle gençler arasında Filistin konusundaki farkındalığın arttığını ve bu değişimin gelecek seçimlerde daha görünür hale gelebileceğini belirtti.
İslamofobiyle Mücadelede Yapılar Gerekli
Bazian, İslamofobi ile mücadelenin bireysel çabalarla yeterince etkili olamayacağını vurgulayarak, bu konuda araştırma merkezleri ve eğitim programlarına ihtiyaç duyulduğunu açıkladı. "İslamofobiyle mücadele büyük bir insan kaynağı yatırımı gerektiriyor," diyen Bazian, mevcut yapılara karşı koyabilecek yeni yapıların oluşturulmasının önemine dikkat çekti.