Devlet Korumasındaki Çocuklara Gönüllü Anne
İstanbul'da, devlet korumasında yaşayan çocuklara 30 yılı aşkın bir süredir gönüllü annelik yapan Yurdanur Altuner, bu süreçte birçok çocuğun hayatına dokundu. 75 yaşındaki Altuner, kimsesiz bir bebeğin parmağını tutmasıyla başlayan hikayesini, bugün de çocukların eğitimine ve ihtiyaçlarına destek olarak sürdürüyor.
Yurdanur Altuner, yıllar önce Şeyh Sayıt Çocuk Yuvası'na gönüllü olarak gittiğinde, yalnızca çocukları ziyaret etmekle kalmayıp onların bakımına da katkıda bulundu. Bebekleri yıkadı, oyunlar oynadı ve onlarla zaman geçirdi. Zamanla çocuklar onu "anne" olarak anmaya başladı.
Çocukların Geleceğine Destek
Altuner, çocuklarla olan ilişkisini sadece kurumda kaldıkları süreyle sınırlı tutmadı. Onların büyüyüp kendi hayatlarını kurmalarında da yanlarında oldu. Eğitimlerine destek vererek, her zaman yanlarında durdu. "Zaman zaman zorlanan çocukların yanına giderek onları dinledim ve onlara yaşadıkları şartların hayatlarını belirlemeyeceğini göstermeye çalıştım," diyen Altuner, çevresindeki insanları da harekete geçirerek yardımseverler ağı oluşturdu.
Bir Gönüllülük Hikayesi
Altuner'in etkileyici hikayelerinden biri ise sokakta karşılaştığı Osman ile yaşadı. Alışveriş yaparken aç bir çocukla karşılaşan Altuner, onu yemek yedirip ardından kuruma gönderdi. "Bir hafta sonra arkamdan 'anne' diye seslenen bir çocuk vardı. Tanıyamadım ama sonra 'Ben Osman'ım,' dedi. İşte o an benim için çok duygusal bir an oldu," şeklinde anlatıyor bu anısını.
“Bir çocuğun başını okşamak, onunla konuşmak çok önemli.”
Yurdanur Altuner’in gönüllü annelik anlayışı sadece maddi destek sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda çocukların hayallerine ulaşmaları için gereken motivasyonu vermek üzerine kurulu. "Onlara üniversiteyi anlatırdım; 'Bastona rağmen geleceğim,' derdim," diyerek eğitim hayallerinin peşinden koşmalarını sağladığını ifade ediyor.
İyilik Zinciri Büyüyor
Zamanla çevresindeki insanları da iyilik zincirine dahil eden Altuner, "Bir yakınımı görürüm, 'Gel bir yuvaya gidelim,' derim. İnsanlar burada çocukların sevgisiyle doluyorlar," demekte. Yıllar geçse de kendisine bağlı kalan çocuklar, anneler günü gibi özel günlerde hala onu arıyor.
Altuner'in gönüllülük çalışmaları sırasında eşi ve aile bireylerinin desteği de büyük önem taşıdı. Kızları ve torunları da zamanla bu çalışmalara katıldı ve birlikte etkinlikler düzenlemeye başladılar.
“Birileri mutlu olursa ben de mutlu oluyorum.”
Sonuç olarak, Yurdanur Altuner’in hikayesi toplumda fark yaratmanın ve bir çocuğun hayatına dokunmanın ne denli önemli olduğunu gözler önüne seriyor. "Ben doğduğum zaman babam kız oldu diye üzülmüş ama belki de bu yüzden insanlara yardım etme isteği içimde oluştu," diyerek bu yolculuğu sürdürme kararlılığını vurguluyor.