ANKARA - İsrail'in siber saldırıları ABD'yi de hedef alıyor
ANKARA - Siber Güvenlik Uzmanı Mahir Yüksel, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail'in siber güvenlik alanındaki dinamiklerini ve bu alandaki askeri istihbarat birimi Unit 8200'ün rolünü ele aldı. Yüksel, İsrail'in siber kapasitesinin sadece askeri hizmetle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda sivil ekonomiye de önemli katkılar sağladığını ifade etti.
Siber Güvenlik Ekosisteminin Temelleri
Yüksel, İsrail'in siber güvenlik ekosisteminin beş ana unsurdan oluştuğunu belirtti. Bu unsurlar arasında eğitim kurumları, zorunlu askeri hizmet, özel askeri istihbarat birimi olan Unit 8200, devlet politikaları ve özel sektör yer alıyor. Yüksel, \"Bu yapı içerisinde genç yaşta yeteneklerin tespit edilmesi büyük önem taşıyor\" dedi.
Özellikle genç yaşta analitik yetenekleri yüksek öğrencilerin belirlenip, onlara yazılım ve siber güvenlik alanlarında eğitim verilmesinin kritik olduğunu vurgulayan Yüksel, bu süreçteki programlardan birinin "Magshimim" olduğunu kaydetti. Bu programın gençleri askeri teknoloji ve istihbarat birimlerine hazırladığını ifade etti.
Unit 8200'ün Rolü
Yüksel, Unit 8200'ün yalnızca askeri birim olmanın ötesinde, İsrail'in teknoloji ekosisteminin temel taşlarından biri olduğunu vurguladı. Birimde görev yapanların edinmiş olduğu deneyimlerin, sivil sektöre geçişte büyük avantaj sağladığını belirtti. \"Bu birimden mezun olanlar, ülkenin teknoloji şirketlerinde önemli roller üstleniyorlar\" şeklinde konuştu.
Ayrıca, eski Unit 8200 mensuplarının oluşturduğu ağın yeni girişimlere yatırımcılarla bağlantı kurmalarında yardımcı olduğuna dikkat çekti. Yüksel, \"Son on yılda İsrail'de kurulan siber güvenlik şirketlerinin neredeyse yüzde 70'i Unit 8200 mezunu tarafından yönetilmektedir\" dedi.
Filistin Toprakları: Test Sahası
Gözetim teknolojilerinin kullanımına ilişkin hukuki sınırlara değinen Yüksel, \"Filistin toprakları İsrail için siber teknolojilerin test sahası haline gelmiştir\" ifadesini kullandı. Yüksel, İsrail'in Filistinlileri kitlesel gözetim sistemlerine tabi tuttuğunu iddia etti. Bu durumun ciddi etik sorunlar doğurduğunu belirtti.
Ayrıca, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te kullanılan yapay zeka destekli yüz tanıma sistemlerinin Filistinlilerin profilleme amacıyla kullanıldığını aktardı. Yüksel, bu sistemlerin elde ettiği verilerin ekonomik değere dönüştürüldüğünü savundu.
ABD'ye Yapılan Siber Saldırılar
Siber saldırılar konusunda İsrail'in konvansiyonel askeri gücü tamamlayan asimetrik bir çarpan olarak işlev gördüğünü söyleyen Yüksel, askeri operasyonların öncesinde bilgi toplama faaliyetlerinin devreye sokulduğunu ifade etti. \"ABD'nin İran ile yürüttüğü müzakerelerde dahi Israil’in siber casusluk faaliyetleri etkili olmuştur\" diye ekledi.
Yüksel ayrıca NSO Group'un geliştirdiği Pegasus casus yazılımının bu tür faaliyetlerin en belirgin örneklerinden biri olduğunu vurgulayarak, bunun uluslararası alanda tartışmalara neden olduğunu hatırlattı.
Son olarak Doğu Akdeniz'deki faaliyetlere de değinen Yüksel, \"İsrail'in hem diplomatik hem de siber faaliyetlerini bölgedeki ülkeler üzerinden yürütmesi dikkat çekici\" dedi."}